1
Posted 20 Ocak 2011 by Xtreme in Dizi
 
 

The Walking Dead Başlıyor!


The Shawshank Redemption ve The Green Mile’ın Oscar adayı yazar ve yönetmeni Frank Darabont’un imzasını taşıyan THE WALKING DEAD ile tüyler ürpertici bir deneyime hazır olun.

Eviniz son teknoloji bir güvenlik sistemiyle donatılmış, yaşadığınız ülke, dünyanın en güçlü ordusuna, en etkili silahlarına sahip olabilir. İnsanlık, uzayın derinliklerini keşfetmeye başlamış, doğanın kanunlarına başkaldırıyor, laboratuvarda koyun klonlıyor olabilir. Peki bütün bunlar kendinizi güvende hissetmeniz için yeter mi?

Hayatını toplumun refahını korumaya adamış şerif yardımcısı Rick Grimes için bu sorunun cevabı evet idi. Ta ki nedeni belirsiz bir zombi istilası, dünyayı mahşer alanına çevirene kadar…

Robert Kirkman’ın 2003 tarihinde kaleme almaya başladığı THE WALKING DEAD çizgi roman serisinin televizyon uyarlaması olan yapımda, silahlı bir çatışmada vurulduktan sonra komaya giren şerif yardımcısı Rick, hastanede tek başına uyanıyor. Etrafta sadece cesetler kalmış. Ailesinin bu korkunç saldırıdan kurtulan şanslı insanlar arasında olduğuna inanan Rick Grimes, onları bulmak için yola koyuluyor, fakat ailesine ulaşmak için aç zombileri aşması, geçmişinden şeytanlarla savaşması ve insanlığını sorgulaması gerekiyor.

The Walking Dead, zombilere karşı verilen mücadeleden ziyade insanlığın kendi sınırları ve etik değerleri üzerine bir sorgulamanın üzerinde duruyor. Pek çok eleştirmen, manevi belirsizliğin merkezindeki Rick Grimes’ı, Mad Men’in Don Draper’ı ya da Breaking Bad’in Walter White’ı ile aynı kefeye koyuyor.

Kısa dizi olarak tasarlanan fakat gördüğü yoğun ilgi üzerine uzun soluklu bir projeye dönüştürülen yapımın duygusal yoğunluğunun arkasındaki isim ise, The Shawshank Redemption ve Green Mile’ın Oscar adayı yazar ve yönetmeni Frank Darabont. Dizinin senaristliğini de üstlenen Darabont’a Aliens ve Terminator üçlemesinin yapımcısı Gale Anne Hurd eşlik ediyor. The Walking Dead olağanüstü görsel zenginliğinin yanı sıra, medeniyet dediğimiz tek dişi kalmış canavara haddini bildiren bir insanlık dersi veriyor.

[flv]http://video-ntvmsnbc.mncdn.net/FlvFiles/0000025391.flv[/flv]

THE WALKING DEAD’İ İZLEMENİZ İÇİN 5 ÖLÜMCÜL NEDEN

1. Çizgi romandan beyazekrana: Robert Kirkman’ın ödüllü çizgi romanı The Walking Dead’i yayınlanmaya başladığı 2003 yılından itibaren çok ses getirmiş, New York Times’ın En İyi Satanlar listesinde yer almıştı. The Walking Dead dizisi ise hala devam eden çizgi romanı baz alarak, karakterleri daha derinlemesine irdeleyip, çizgi romanın özüne sadık kalarak yeni hikaye çizgileri geliştirmeyi hedefliyor. “The Walking Dead’in en ilgi çekici yanı, karakter odaklı bir çizgi roman olması” diyen Frank Darabont, senaryonun zombi kıyameti çerçevesinde normalde gerilim-korku janrının hayranı olmayanların da izleyebileceği bir insanlık dramı sunduğunu düşünüyor.

2. Zombi okulu: Zombilerle ilgili bir dizi yapacaksanız, onları gerçekten korkunç gösterecek bir yol bulmalısınız. Ama her şey görüntüde de bitmiyor. Dizinin makyaj tasarımından sorumlu Greg Nicotero, zombi gibi hareket etmenin göründüğünden zor olduğunu vurguluyor: “Saatlerce makyaj üzerinde uğraştıktan sonra çekimlere başlıyorsunuz ve aktörün zombi gibi yürüyemediğini öğreniyorsunuz. Bu inanılmaz bir zaman kaybı. Bu nedenle Frank ile birlikte bir zombie okulu kurmaya karar verdik.” Bir zombi filmi olan Zombieland’in çekimleri dizi ekibinin çalıştığı Atlanta bölgesinde gerçekleştiği için zombi rollerine aday bulmakta zorlanılmamış. Üç günlük zombie eğitiminin sonunda 150 potansiyel zombie seçilmiş. Zombiler minimal, basit şekillerde hareket ettikleri için yüz ifadesinin önemli olduğunu açıklayan Nicotero, “seçilen oyuncuların uzun, zayıf olmalarına önem verdik, ama asıl aradığımız değişik karakterler barındıran ilginç yüzler bulmaktı” diyor.

3. İnsanlar hakkında bir Zombi hikayesi: Frank Darabont, zombileri insanlığın karşılaşabileceği herhangi bir afet ya da savaş için bir metafor olarak düşünülmesi gerektiğini düşünüyor. Tüm sosyal yapıların, bir medeniyet olarak birlikte yaşayıp hayatta kalmak için kurduğumuz  bütün kuralların yok olup, ortadan kalkması düşüncesini çok ilgi çekici bulan Darabont, “Tüm kurallar kalktığında, insanlığını muhafaza etmek için nedenleri kendi içinde araman gerekecek. Peki o zaman ne olacak?” cümlesiyle The Walking Dead’in bir zombie dizisinden çok fazlası olduğunu vurguluyor.

Prison Break’te Michael’ın aşkı Sara karakteriyle tanıdığımız Sarah Wayne Callies, dizide Rick’in karısı Lori’yi canlandırıyor. Callies de karakteriyle ilgili, “Lori insanlığını korumaya çalışıyor. Yalnızca hayatta kalmanın yeterli olmadığını, onları insan yapan kültürlerini, yüreklerini ve ruhlarını korumak zorunda olduklarını söyleyen en güçlü seslerden biri” yorumunda bulunuyor.

4. Müzik deyip geçmeyin, orijinaline kulak verin: Battlestar Galactica’da harikalar yaratan Bear McCreary, The Walking Dead’in müzikleriyle bir kez daha eşsiz ve beklenmedik bir çalışmayla karşımıza çıkacağının altını çiziyor. “Gerçekten güzel bir çalışma oldu ve dizinin müzikleri daha önce hiçbir zombi filminde duymadığınız ya da önceki bir zombi filmiyle bağdaştırmayacağınız şekilde tasarlandı.”

5. Anti-kahraman Rick Grimes: Rick Grimes’ı canlandıran Andrew Lincoln, “Bu konuyla ilgili Rick’in çok güzel bir repliği var, ‘Kahraman, yapabileceğini yapan kişidir’. Eğer bu tanım doğruysa Rick gerçek bir kahraman” yorumunda bulunurken Kirkman ekliyor: “İyi bir amaca

hizmet etmek için yaptığı şeyleri izlemek ilginç. Etrafındaki insanlari kurtarmak için kendi insanlığından ödün veriyor. Bence bu kahramanca. Ama bazen yaptığının iyi mi, yoksa kötü mü olduğunu anlamak oldukça zor. Bence yanlış olanı bile bile yapmak kadar büyük bir fedakarlık yok.”

Yaşayan ölümsüz dahiler

THE WALKING DEAD çizgi romanının yaratıcısı Robert Kirkman, çizgi romanı beyaz ekrana uyarlayan Frank Darabont ve dizinin baş yapımcısı Gale Anne Hurd, bugüne kadar altına imza attıkları birbirinden başarılı işle şimdi isimlerini ölümsüzleştiren dahiler arasında yer alıyor…

Gale Anne Hurd: Gale Anne Hurd ‘Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır’ lafının yaşayan örneklerinden biri. Üniversiteden mezun olur olmaz kendini sinema sektörünün içinde bulan Hurd, henüz 27 yaşındayken kendi prodüksiyon şirketini kurdu. Bu şirketle daha sonra evleneceği James Cameron’ın yönetmenliğini üstlendiği gişe rekortmeni The Terminator, Aliens ve The Abyss gibi kült olacak filmlerin yapımcılığını üstlendi. Cameron’la boşandıktan sonra Brian De Palma’yla evlenen Hurd, kariyerinde de hızlı bir yükselişe geçti. Hurd, Armageddon, Hulk, Incredible Hulk ve The Punisher gibi gişe başarısı yakalayan yapımların arkasındaki bilinmeyen isimdi. Pek çok çizgi romanı sinemaya ve TV’ye uyarlayan Hurd, beş yaşından beri çizgi roman okuduğunu, The Walking Dead’i de bu sayede keşfettiğini söylüyor.

Robert Kirkman: The Walking Dead çizgi romanının yaratıcısı ve dizinin de yapımcılarından biri olan Kirkman, kendisinin yayınladığı bir süper kahraman parodisi olan ilk çizgi romanı Battle Pope’u 2000 yılında yayınladı. Battle Pope ile Image Comics’in dikkatini çeken Kirkman, 2003’te yarattığı Invincible ve The Walking Dead adlı çizgi romanlarla birlikte sektörde süperstar statüsünre ulaştı. Kirkman zombilerle yakaladığı başarıyı 2005 yılında Örümcek Adam ve Hulk gibi Marvel Comics’e ait pek çok süper kahramanı bir virus salgını nedeniyle zombiye dönüştürdüğü eğlenceli çizgi roman serisi Marvel Comics ile taçlandırdı. Bugün Image Comics’in ortaklarından olan Kirkman, prestijli çizgi roman ödülü Eisner Ödülü’nün de sahibi.

Frank Darabont: Stephen King’in kısa hikayesinden uyarlayıp, çektiği ilk sinema filmi The Shawshank Redemption ile Oscar’a aday gösterilen Darabont’un ikinci filmi de yine bir Stephen King romanı uyarlaması olan The Green Mile’dı. İlki kadar dokunaklı ve duygu yüklü bir yapım olan bu filmle de Oscar’a aday gösterildi. Yönetmenlik kariyerine The Majestic ve senaryosunu yine kendisinin yazdığı The Mist gibi filmlerle devam etti. The Walking Dead’in pilot bölümünü yöneten Darabont, tüm bölümlerin senaristliğini üstlenerek diziye kendi çizgisini getirdi.

ZOMBİLERİN BABASI GEORGE A. ROMERO

1940, New York doğumlu George A. Romero, zombi filmlerinin atası olan The Night of the Living Dead’in yönetmeni. Frank Darabont’un ve The Walking Dead’in görsel efekt uzmanı Greg Nicotero’nun hayran olduğu Romero zombi dünyasının en önemli referans noktası. Darabont, “Biz bu yapımla kesinlikle Romero’nun mitosundan ilham alıyoruz. Ne zaman zombi davranışlarıyla ilgili bir kuşkumuz olsa The Night of the Living Dead’e dönüp bakıyoruz.

Mesela bir zombinin ne kadar hızlı hareket edebileceğine ilişkin bir tartışma var. Bir zombi The Night of the Living Dead’de Barbara’yı takip eden ilk zombiden hızlı hareket edemez. Buna özellikle dikkat ettik” açıklamasında bulunuyor. Nicotero ekliyor; “Zombi kuralları aşağı yukarı Romero’yle birlikte 60’ların sonlarında yazıldı. Bu kuralları değiştiremezsin. Bir zombiyi öldürmek için kafasını açıp beynini çıkarman gerektiği gibi. The Night of the Living Dead, bizim için kutsal”.

Kaynak: CNBC-e Dergi Ocak sayısı.


Xtreme

 
Avatar image
Always Watching